“If, ever I depart this vale, you ever remember me and have thought to please my ghost, forgive some sinner and wink your eye at some homely girl.”
''Eğer olurda ben bu diyardan göçersem ve eğer sen beni hatırlarsan ve ruhumu şad edecek bir dua edersen, günahlarımı affet ve şu saf kıza bir göz kırp''
Henry Mencken.
2 Ocak 2012 Pazartesi
23 Aralık 2011 Cuma
FOTOĞRAFLARLA ADIM ADIM SALÇALI PIRASA TARİFİ
Pırasanın bol vitaminleri, mineralleri ve çeşitli nitritleri ile çok şifa verici özellikleri vardır. Mide-bağırsak rahatsızlıkları ve damar sertliği için faydalıdır. Pırasa yemeği bağırsaklara yumuşaklık verir pekliği giderir, hemoroidi olanlara ferahlık sağlar. Pırasanın çorbasını yaparsanız( ben nasıl yapılır bilmiyorum ama öğrenirim bir ara) böbrekleri çalıştırır ve bol idrar söker bu sayede vücutta birikmiş üre asidi ve ürat tuzlarını dışarı atar.
Pırasa ile ilgili bu kadar yaralı bilgi yeter yemeğe geçelim.
Önce malzemeler:
1kg pırasa.
2-3 tane orta boy havuç.
Bir yemek kaşığı salça (hatta biber salçası)
Biraz sıcak su
Yağ
Tuz, karabiber, kimyon.
Haydi başlayalım
Öncelikle uçlarını ayıkladığımız pırasa saplarını parmak kalınlığında doğruyoruz, benim tavsiyem baş parmağınızı referans almanızdır.
Fotoğrafta da görüldüü gibi pırasalarda orantılı olarak havuçlarımızı da doğruyoruz ve yağda biraz kavuruyoruz çünkü havuçlar pırasalarımız kadar çabuk pişmeyecektir bu kavurma işlemi pişmelerini kolaylaştıracak.
Havuçların dışı hafif hafif kavrulmaya başlayınca pırasalarımızı da tencereye ekliyoruz biraz tuz ekeledikten sonra( ''ekelemek ne yeaa'' demeyin pırasaya tuz koymaya tuz ekelemek denir.) bir iki karıştırıyoruz.
Salçamızı biraz sıcak suyun içinde eritip yemeğimize ekliyoruz. Aşağıda eklenmiş halini görüyoruz.
Şimdi de üzerini kapatmayacak kadar sıcak su.
Arada yavaşça karışırıyoruz. yavaşça karıştırmak önemli sert ve haşin davranırsanız yumuşayan pırasalar dağılır ve bir bulamacınız olur.
Pişince hemen hemen böyle gözükmesi gerekiyor. Salça koymasaydık daha açık yeşil olacaktı.
İşte pişince böyle olacak, bakınız pırasalarımız nasıl da dağılmamış.
Yemeğimizin tabaktaki görünmü böyle oldu. Bakınız yanında limon da var hafif ekşi pırasaya çok yakışır.
Afiyet olsun.
19 Aralık 2011 Pazartesi
Ibrahim Ferrer & Omara Portuondo - Quizas Quizas
Siempre que te pregunto
Que, cuándo, cómo y dónde
Tú siempre me respondes
Quizás, quizás, quizás
Y así pasan los días
Y yo, desesperando
Y tú, tú contestando
Quizás, quizás, quizás
Estás perdiendo el tiempo
Pensando, pensando
Por lo que más tú quieras
¿Hasta cuándo? ¿Hasta cuándo?
Y así pasan los días
Y yo, desesperando
Y tú, tú contestando
Quizás, quizás, quizás
Estás perdiendo el tiempo
Pensando, pensando
Por lo que más tú quieras
¿Hasta cuándo? ¿Hasta cuándo?
Y así pasan los días
Y yo, desesperando
Y tú, tú contestando
Quizás, quizás, quizás
Sana sürekli soruyorum
Ne zaman, nasıl, nerede
Sen her zaman aynı cevabı veriyorsun
Belki, belki, belki
Günler böyle geçip gidiyor
Ben acı çekerken
Sen hala aynı cevabı veriyorsun
Belki, belki, belki
Zamanını harcıyorsun
Düşüne düşüne
Hep daha fazlasını istiyorsun
Ne zamana kadar ? Ne zamana kadar ?
Günler böyle geçip gidiyor
Ben acı çekerken
Sen hala aynı cevabı veriyorsun
Belki, belki, belki
Zamanını harcıyorsun
Düşüne düşüne
Ve hep daha fazlasını istiyorsun
Ne zamana kadar ? Ne zamana kadar ?
Günler böyle geçip gidiyor
Ben acı çekerken
Sen hala aynı cevabı veriyorsun
Belki, belki, belki
17 Aralık 2011 Cumartesi
TARHANA ÇORBASI TARİFİ
Tarhana tartar, Boğazımı yırtar, Baklava kardeş, Gel beni kurtar.
Ne zaman tarhana lafı geçse babamın mutlaka tekrarladığı bir dörtlük( öyle oluyor sanırım). Kendisi mi uydurmuş yoksa anonim midir bilemiyorum. Neyse tarife geçeyim
Malzemeler:
Beypazarı ev tarhanası (3 yemak kaşıı)
Su (1 litre [belki biraz daa fazla])
Yapılışı:
Üç yemak kaşıı tarhana biraz soğuk su ile eritilir (tam erimeye bilir dert etmeyin 10-15 dakka karıştırın yeter), bu arada tencereye biraz yağ konulur isteğe bağlı salça ile ya da nane biber fln konulup kavurula bilir. sonra bu yağın üzerine suyumuzu döküyoruz ve ısınmasını beklemeden erittiğimiz tarhanayı suyun üzerine ekliyoruz. kaynayana kadar devamlı olarak karıştırıyoruz, karıştırmazsanız çorba dibine tutar. Çorba kaynamaya başlarken çorbanın da koyulaşmaya başladığını göreceksiniz. kaynamaya başlayınca tencerenin altını kısıp beş dakka kadar daha kaynat ya da kaynatmasan da olur, kafana göre. bundan sonra altını kapatıp tabağa koyabilirsin. artık isteğine bağlı üzerine pul biber ya da nane falan koyup afiyetle içebilirsin. Yanında yoğurt ve mutlaka ekmek tavsiye edilir.
tencerenin dibinden karıştırıyoruz.
ekmek, yoğurt, tarhana, zürafalı, papağanlı amerikan servisler
I LOVE KONYA
''Gel, gel, ne olursan ol yine gel,
İster kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel,
Bizin Dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir,
Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel...''
''Come, come again, Whoper you are, come,
Heathen, fire worshipper or idolatrous, come,
Come even if you broke your penitence a hundered times,
Our is the portal of hope, come as you...''
Mevlana Celaleddin Rumi
16 Aralık 2011 Cuma
The Peanut Vendor-El Manisero (fıstık satıcısı)
Kübalı bir sokak satıcısının hüzünlü şarkısı, bir pregón olarak bilinir. Bir Kübalı müzisyen tarafından oluşturulan en ünlü müzik parçalarından biri. El Manisero-The penaut Vendor' un 160 tan fazla kaydının olduğu tahmin ediliyor. Notalar bir milyondan fazla satmış ve ilk milyon satan Küba şarkısı olmuş.
-
- Maní, maní, maní…
- Si te quieres por el pico divertir,
- Cómprame un cucuruchito de maní...
-
- Maní, el manisero se va,
- Caballero, no se vayan a dormir,
- Sin comprarme un cucurucho de maní.
15 Aralık 2011 Perşembe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


